Teknik analiz ve bireysel emeklilik sistemi (BES) odaklı yazılarıyla medyada uzun yıllardır yer alan Zeynep Candan Aktaş, Para İşleri finansal özgürlük röportaj serimize konuk olan yeni isim oldu. Son dönemde özellikle BES ve BEFAS fonları odaklı yazıları ile gündemde olan Zeynep Hanım, borsa yatırımlarından BES fonu seçerken nelere dikkat edilmeli konusuna dek kişisel tasarruf ve yatırım deneyimini paylaştı.
1. BES ve teknik analiz odaklı çok aydınlatıcı sosyal medya paylaşımlarınız var. Sizi detaylı tanımayanlar için Zeynep Candan Aktaş kimdir, anlatır mısınız?
Hayatının akışını, eğitim fırsatı sayesinde değiştirebilmiş bir Atatürk kızı olarak tanımlayabilirim kendimi. Üniversiteden sonra hemen çalışmaya başladım ve halen piyasaların içinde çalışıyorum, öğreniyorum ve deneyimliyorum. Ayrıca öğrendiklerimi paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum.
2. Bireysel ilk yatırımınızı kaç yaşında ve neye yapmıştınız? Bu yatırımın getirisi nasıl oldu?
Bireysel ilk yatırımım banka memuru olarak profesyonel işe başladığımda, şubedeki altın grubuna katılarak çeyrek altın almamla başladı. O yatırım daha sonra bir kooperatiften ev almak için başlangıç katkısı sağladı.
3. Bugüne kadar yaptığınız yatırımlar arasında hangisi en yüksek kazancı sağladı? Ayrıca, ya en kötü yatırımınız hangisi oldu?
En çok kazandığım da en çok kaybettiğim de hisse senedi yatırımlarımdan oldu. 1990’lı yılların başlarında borsadan ne alsan, kazanıyordun, zaten. Ben de o dönemde bir bankanın menkul kıymetler bölümünde çalışmanın avantajıyla kendimi sermaye piyasalarının içinde buldum. Kimse teknik analizi de temel analizi de bilmiyordu. Şirketlerin şimdiki gibi düzenli bilanço açıklama zorunluluğu yoktu. Şirket sayısı çok azdı. Ama öyle bir ortamda kareli kağıtlara, ilgilendiğim şirketlerin fiyat hareketlerini çizmeyi akıl ederek, fiyat takibi yapıyordum, bu bana avantaj sağladı. Ama zaman zaman piyasanın tersinde kaldığım için o dönemdeki birikim tutarım için büyük sayılabilecek kayıplar da yaşadım.
4. BES’i çok yakından takip eden bir isim olarak, bireysel yatırımcı için BES sizce portföyünde nasıl bir yere sahip olmalı?
BES portföyü kişiye özel olmalı. Herkesin gelirine, yaşına, sistemde ne kadar kalacağına, evli-bekar olmasına, finansal okuryazarlığına kadar pek çok faktör BES portföyü üzerinde etkili. Portföy tutarının ne kadar olacağı ve hangi fonlara yatırım yapılacağını kişi kendi yatırım hedeflerine uygun olarak belirlemeli. Son dönemde finansal okuryazarlığı yüksek katılımcıların BES’i bir çeşitlendirme yatırımı olarak değerlendirdikleri ve trendleri yakalamakta başarılı oldukları görülüyor. Bu da BES’in toplam getirisinin artışına katkıda bulunuyor.
5. Ülkemizdeki BES yatırımlarına baktığımızda istatistiksel olarak fon değişikliğinin pek yaygın olmadığını görüyoruz.
Yani yatırımcı BES sözleşmesi alırken bir fon dağılımı yapıyor ya da önerilen dağılıma evet diyor. Sonrasında fon performanslarını pek de takip etmiyor. Sizce ideal BES yatırımcısı fon performanslarını ne sıklıkla takip edip, değişiklik yapmalı?
Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre katılımcıların %75’i sisteme girdiği andan itibaren hiç fon dağılımını değiştirmemiş. 2023 yılı içerisinde ise katılımcıların sadece yüzde 14’ü fon dağılım değişikliği yapmış, geri kalan %85’i fonlarıyla ilgili bir işlem yapmamış. Tabi ki, bireysel emeklilik sisteminde her ay, her yıl mutlaka fon dağılım değişikliği yapılacak diye bir kural yok. Katılımcı yeterli risk almışsa fonlarını hiç değiştirmese de olur. Ancak genellikle sisteme girerken katılımcılara getirisi düşük ama hiç kaybetmeyen para piyasası fonları, kısa vadeli borçlanma araçları fonları, temkinli değişken fon veya standart fon öneriliyor. Bu fonlar da yerine göre işe yarıyor. Aşırı volatil dönemlerde düşük de olsa getiri sağlıyorlar. Fakat bu fonlar, sisteme girişten itibaren 10-20 yıl taşınacak fonlar değil. Katılımcılar bunu bilmediği için, azar azar da hesaplarında getiri gördüğü için, çok uzun zaman reel olarak kaybettiğinin farkında olamıyor. Farkında olduğu zaman da doğrudan sistemi suçluyor.
BES katılımcıları en azından her ay fonlarının getirilerini, piyasa getirileri ve enflasyon ile şöyle bir kıyaslamalı. Her ay enflasyonu yenmek de şart değil ama, getiri kaybının nereden olduğunun farkına varmalı. Bir de, sistemde hangi aşamada olduğuna göre portföyünü yönetmeli. Sisteme giriş aşamasında dibine kadar risk, kendi şartlarına göre portföy büyüdüğünde, yönetebileceği kadar risk ve sistemden çıkmak için son dönemece girildiğinde yani son 3-5 yılda giderek birikimi korumak için azalan risk ile portföyünü yönetmeli.
5. BES fonlarıyla ilgili paylaşımlarınız çok bilgilendirici. Bu yüksek enflasyon döneminde siz kendi BES portföyünüzü enflasyona karşı korumak için nasıl bir fon dağılımı tercih ediyorsunuz?
BES’te 60 yaşımda yeniden portföy oluşturuyorum. BES dışında başka yatırımlarım da olduğu için BES portföyümde dibine kadar risk dönemindeyim. Portföyümde %42 yabancı değişken fon, %24 altın, %14 hisse senedi fonu ve %20 devlet katkısı fonları bulunuyor. Linkten BES’teki portföyüm ve getirileri takip edilebilir.
6. BES şirketlerinin neredeyse tamamından BES sözleşmesi yaptırdığınızı ve yakından takip ettiğinizi biliyoruz. ‘Her BES Şirketinden Bir Sözleşme Projesi’ adını verdiğiniz bu deneyiminize istinaden, sizce hangi BES şirketleri en kullanıcı dostu web sitelerine ve uygulamalara sahip?
Henüz tüm uygulamalara hakim değilim. En kısa zamanda kullandığım uygulamaları birbirleriyle kıyaslayacağım bir çalışma yapacağım.
7. Bireysel yatırımcıya 3 altın öğüt olarak ne söylemek istersiniz?
Yatırım işi aslında uzmanlık gerektiren ve piyasalardaki volatilite nedeniyle çok yorucu bir süreç. Herkesin de bu sürecin içerisinde aynı yetkinlikle yer almasını bekleyemeyiz. Bu nedenle gerek BES gerekse de TEFAS yatırım fonları bireysel yatırımcılara pek çok alternatif sunuyor, bunları değerlendirmek gerekiyor. Bireysel yatırımcıya üç öğüt olarak şunu söyleyebilirim: Biriktir, yatırım yap, sabret.
8. Türkiye’de BES’in daha da gelişmesi için eksiklikler neler?
Ülkemizde yatırımın önündeki en büyük engel enflasyon. Önce enflasyon aşılacak ki, getiri sağlanabilsin. Sadece BES’in değil, bütün yatırım ikliminin gelişmesi için enflasyonun kontrol altında olması gerekir. BES’e çok önem veren ve sistemi katılımcı lehine tasarlayan bir kamu yönetimi söz konusu. Bu nedenle enflasyon sorunu çözüldüğünde, BES’e özel sorunlar zaman içerisinde mutlaka giderilir, diye tahmin ediyorum.
9. Çalışan bir kişinin gönüllü BES’i varsa, “Otomatik Katılım Sistemi”nde de (OKS) olmalı mı sizce?
OKS ve Gönüllü BES çok benzer olmakla birlikte sanki iki ayrı yatırım imiş gibi devlet katkısından faydalanma olanağı veriyor. Üstelik OKS tarafında gönüllü BES’ten daha fazla avantajlar var. Giriş aidatı ve yönetim gider kesintisi yok, fon toplam gider kesintileri çok düşük vb. Son dönemde OKS tarafındaki agresif değişken fonların getiride öne geçtiği izleniyor. Bu nedenle mümkün ise hem gönüllü BES tarafında hem de OKS tarafında sözleşme olması avantajlı gibi görünüyor.
10. Son olarak, bugünkü deneyiminiz ve bilgi birikiminizle çalışma hayatınızın başına dönebilecek olsanız, o zaman ki genç Zeynep’e hangi yatırım tavsiyelerini verirdiniz?
Bugünden geçmiş hakkında konuşmak çok kolay. Genç iken, hayatın bütün telaşeleri omuzlarımda ve geleceği bilemiyorken, öncelikle kendime ‘sakin ol’ derdim. Yatırımlar konusunda ise, gençsin, borsadaki düşüşleri kafana takma ve portföyünü çeşitlendir, demek isterdim.
Zeynep Hanım’a teşekkür ediyoruz. BES yatırımı yaparken dikkat edilmesi gerekenler başta olmak üzere, özellikle BES yatırımına yeni başlayan ya da başlamayı düşünenler için ufuk açıcı bir röportaj oldu.
- Yatırım Vizyonu ile kişisel yatırımları üzerine röportaj
- Finans uzmanından küçük yatırımcı ne yapmalı röportajı
- Finansal özgürlük nasıl kazanılır?
- Maaşla çalışarak nasıl milyoner oldum?
- Gizemli Twitter fenomeni 507 ile kişisel yatırım röportajı
- Profesyonel fon yöneticisi kendi yatırımlarını nasıl yönetiyor?
- Yatırım fonları uzmanı röportajı